Kadınlar ölsün diye mi

Kahramanmaraş’ta 2 çocuk annesi Sebiha Beşenli evlilikleri sırasında kendisine zorla fuhuş yaptırtan eski eşi İbrahim Temizyürek tarafından beyzbol sopasıyla dövüldü. Beşenli’nin kafasına 30 dikiş atılmasına rağmen fail Temizyürek hakkında işlem yapılmadı.

Saldırgan eski koca İbrahim Temizyürek, eski eşi Sebiha Beşenli’ye evlilikleri sırasında “zorla fuhuş yaptırdığı” suçlamasıyla yargılanarak ceza aldığı için eski eşine bu kez de şiddet uyguladı.

Fakat buna ne kadar şiddet denebilir, bu da yoruma açık.

Çünkü mağdur kadın, eski eşinin kendisini döverken “Seni öldüreceğim, senin ölümün benim elimden olacak, ben senin yüzünden ceza aldım ya seni öldürüp öyle gideceğim cezaevine” ifadelerini kullandığını söyledi.

Yani, saldırgan kocanın da sözlerinden anlaşıldığı üzere “kasten adam öldürmeye yönelik” bir suç işlendiği ortada.

Ama kadının kafasına 30 dikiş atılmasına sebep olan bu fail hala elini kolunu sallayarak dışarıda gezebiliyor.

Savcılar neyi bekliyor?

Hiç acımadan çocuklarının gözü önünde eski eşini öldüresiye döven erkeğin işini tamamlamasını mı?

Muhaliflerin sırtında bir sopa olarak kullanılan yargı sistemi, Kuveytli turiste yumruk atılınca ya da hilafet çağrıları yapanlara yumruk atılınca dahi tutuklama kararı veriyor ama konu erkeklerin kadınlara şiddet göstermesi olunca üç maymunu oynar hale geliyor.

Erkekler, bu suçları işleme cesaretini, kendilerine karşı bir yaptırım olmayacağını bilmelerinden alıyorlar.

Suçlular eğer ki işledikleri suçların karşılığında mutlaka bir yaptırımı olacağını düşünseler, ülkede bu kadar şiddet ve cinayet suçu işlenmez.

Bir kadını öldüresiye dövdüğünde savcıya ifade bile vermek zorunda kalmayan bir erkek, neden bu yaptığının bir suç olduğunu düşünsün ki?

Neden bu suçu işlemekten vazgeçsin?

İktidarın keyfini kaçıranlar anında tutuklanıyor, eşine, kızına, kardeşine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet gösteren erkeklere ise gözaltı bile yapılmıyor.

2024 yılında savcıları bir erkeğin bir kadını dövmesinin, taciz etmesinin, tecavüz etmesinin, öldürmesinin hapis cezası verilmesi gereken bir suç olduğuna ikna etmek zorunda kalıyoruz.

Türkiye’de her kurum ve/veya merci kokuşmuş bir halde ancak bunların en temel sebebi görüldüğü üzere adalet sisteminin bozulması ve beraberinde toplumsal düzen de yerle bir oldu.

(Kemal Tahir’in de dediği gibi “Burada (adliyede) on dakika dolaşmak, temelleri birkaç yüzyıldır çatırdayan kocaman bir imparatorluğun neden çöktüğünü insana anlatabilirdi. Bir devletin, devrini tamamladığı, adaletin bu halinden belliydi”)

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları